5 Adımda Eski Günlere Geri Dönüş

1491602_w2

Jose Mourinho’nun üç kupa kazanarak noktaladığı 2009/10 sezonundan bu yana yedi farklı teknik direktör Inter’i çalıştırdı ve her biri gerisinde bir enkaz bırakarak ayrıldı. Her sezona “o sezon bu sezon olmalı” parolasıyla başlayan Milano ekibini hala eski günlerinden çok uzaklarda. Taraftarın takımdan uzaklaşması, yalnış ve kısa vadeli kadro planlamaları ve tabiki takımın kimyasına uymayan teknik adam seçimleri bu sorunlardan sadece birkaçı. Son olarak Lazio’yu çalıştıran Stefano Pioli kısa süren De Boer saltanatının ardından takımın başına getirildi ve ilk maçına Milano Derbisi’nde çıktı. Bir Inter sempatizanı olarak naçizane görüşüm Inter’i düzlüğe çıkartacak ismin Diego Simeone olduğudur. Lakin günümüz şartlarında bunun pek de mümkün olmadığı düşünürsek Inter’in elini çabuk tutması gerekli. Pioli bu kapasiteye sahip fakat değiştirmesi gereken birtakım şeyler olacak. DEVAMINI OKU

UEFA Avrupa Ligi 2016/17: Serie A Takımları Değerlendirmesi

bw8QLQ0

Bu sezon 4 İtalyan takımının katıldığı UEFA Avrupa Liginde grup kuraları çekildi. Bunlardan Inter ve Fiorentina 1. torbadan, Şampiyonlar Ligi Eleme turunda Porto’ya elenen Roma 2. torbadan, geçen sezon ligde puan rekorunu kıran Sassuolo 4. torbadan kuraya girdi. Kura dört takım adına da olumlu sonuçlandı. İtalya takımlarının bulunduğu gruplar:

  • E Grubu: Viktoria Plzen, Roma, Austria Wien, Astra
  • F Grubu: Athletic Bilbao, Genk, Rapid Wien, Sassuolo
  • J Grubu: Fiorentina, PAOK, Liberec, Qarabağ
  • K Grubu: Inter, Sparta Praha, Southampton, Hapoel Beer-Sheva

Bu dört İtalyan takımından şüphesiz en şanslı kurayı çeken Roma oldu. Fiorentina’nın işi de çok kolay gibi görünüyor. Inter Southampton’da zorlanabilir ama ilk 2’ye girmenin yeteceği gruplarda daha kuradan işini garantiye aldı diyebiliriz. Gruplarda kendisinden daha prestijli bir takıma denk gelen tek takım Sassuolo. Athletic Bilbao grubun favorisi, Sassuolo-Genk mücadelesi ikinciyi belirleyecek. İkinci torbadan Fenerbahçe ya da AZ Alkmaar gelebileceğini de hesaba katarsak, Genk fena bir kura değil. Yine de APOEL’in de ikinci torbada olduğunu düşünürsek en iyi kura da değil. Dördüncü torbadan girmesi ve tecrübe eksiği nedeniyle tabi ki Sassuolo’yu en azından bu kadar bir zorluk bekliyordu ancak genel tabloya baktığımızda görüyoruz ki İtalyan takımları için güzel bir kura oldu. DEVAMINI OKU

Inter’in “Başarısı” mı, “Başarısızlığı” Mı?

FC Internazionale Milano v Empoli FC - Serie A

“Sezonu kötü bir şekilde bitirmedik, kimse 4. olduğumuz için mutsuz değil.”
Bu açıklamalar Inter’in genç kaptanı Mauro Icardi’ye ait. Inter, en kötü 3. olma hedefiyle başladığı Serie A sezonunu 4. sırada tamamlayarak Şampiyonlar Ligi ön elemesine katılma hedefini gerçekleştiremeyip, UEFA Avrupa Liginin yolunu tuttu. Peki Inter başarılı mı oldu, başarısız mı?

Dilerseniz bir önceki seneki kadroda yapılan değişiklerin analiziyle başlayalım. Kalede sorun yok: Handanoviç gayet başarılı maçlar çıkarmıştı ve geçen sezonun kötü noktalanmasında en az pay sahibi bir pozisyondaydı, yeni sezonda da oynamaya devam etti.
Defans hattında ise ciddi değişikliklere gidildi. Geçen senenin Inter’i, ağırlıklı olarak bireysel hatadan olmak üzere çok kolay goller yiyor, bu da maçların Inter’in aleyhine erkenden kopmasına sebep oluyordu. Mancini bunu fark etmiş olacak ki ilk transfer hamlelerini stoperler üzerinden yaptı. Atletico Madrid’den Miranda kiralandı, İspanya’nın Granada takımında oynayan ve geçtiğimiz yaz düzenlenen Copa America’da harika bir turnuva geçiren Murillo‘yu transfer etti. Bek olarak Barcelona’dan Montoya, Newcastle United’den Inter altyapısından yetişen Davide Santon, Galatasaray’da Alex Telles transfer edildi. Nagatomo ve D’ambrossio da zaten takımda mevcuttu. Defans hattındaki sorun kısmen çözülmüş gibi duruyordu.

Orta sahada önemli hamleler geldi. Hernanes Juventus’a, Kuzmanoviç Basel’e satıldı. En ciddi kan kaybını oluşturan transfer ise Kovaçiç‘in Real Madrid’e transferi oldu. Inter’de iken ısrarla forvet arkası oynatılmaya çalışılan ve kötü performans gösteren Kovaçiç, 2012-2013 sezonunda devre arasında ilk geldiği günlerde olduğu gibi Mancini tarafından “regista” olarak adlandırılan defanstan top çıkaran teknik orta saha pozisyonuna geçti ve hazırlık maçlarında harika oynadı. Real Madrid’in ona 35 milyon € bonservis vermesinin regista rolündeki başarısından kaynaklandığını düşünüyorum. Takıma katılan transferlerden ilki ise Monaco’nun Şampiyonlar Liginde çeyrek final oynamasında önemli payı olan ve Milan ile transfer yarışına girip galip geldiğimiz, 35 milyon € bedel ödediğimiz Kondogbia oldu. Ardından Galatasaray’dan Felipe Melo alındı. Mevcut kadroda Kondogbia, Medel, Melo, Brozoviç ve Guarin orta saha olarak gözüküyordu. Orta sahanın defansif ve klasik merkez kısmında sorunun çözüldüğü düşünüldü. Ama işler göründüğü gibi olmadı. DEVAMINI OKU

Sönmeyen Ateş Inter

AS Roma v FC Internazionale Milano - Serie A

Inter, psikolojisi çok değişik bir takım.
Sezon başından beri vasat bir futbol oynamalarına rağmen sanki her maça favori çıkıyorlar.
Mancini hemen her maç saha kenarında agresif tepkiler veriyor, hakem tarafından uyarılıyor, hakları yeniyormuşçasına isyan ediyor.
Zaten takımda Gary Medel gibi bir oyuncu varken demotive olmanız imkansız. Taraftar olarak bile.

Sezon öncesi Inter’in 80 milyon avro transfer parasını fasa fiso transferlerle çarçur ettiğini konuşuyor, Milano takımlarının bu sezon da başarısız olacağını iddaa ediyorduk.
Sezon başında Inter galibiyet serisi yakalarken rakiplerinden ancak bir kademe daha iyi oynuyor, hatta bazen şansın yardımıyla kazanıyordu. Ligin ilk yarısındaki Frosinone maçını 4-0 kazanınca “Averajını ikiye katladı heralde.” esprileri yapılıyordu. Hala ligdeki 16 galibiyetinin 10’u 1-0’lık skorla alınmış durumda. Sonuç olarak bu serinin kalıcı olmayacağını, o zamanki diğer favoriler Roma ve Fiorentina’nın zirveyi devralacaklarını söylüyorduk. Nitekim öyle de oldu.

Fakat içlerinde Roma galibiyetinin de olduğu 4 haftalık bir galibiyet serisi daha yakalayınca işler yine onların lehine döndü. Inter, kendi söylediği yalana inanır gibiydi. Sanki birkaç haftalık bir bunalım dönemine giren mutlak favori, tekrar hak ettiği yere dönmüştü. Bu geri dönüşten sonra Inter’in yalanına bizler bile inanmaya başladık. Hakikaten böyle böyle şampiyonluğa yürüyorlar mıydı…

DEVAMINI OKU