Sezon Öncesi Genoa CFC Değerlendirmesi

Genoa kentinin ve İtalya’nın ilk futbol takımı ve en köklü kulübünün günümüz hikayesi biraz çalkantılı. Aslında her şey 2008–2009 sezonunda Thiago Motta ve Diego Milito önderliğindeki müthiş çıkışla beraber başladı. Aynı zamanda bu, kendi içerisinde yaşanacak istikrarsız durumun da habercisiydi. Bu müthiş sezondan sonra Motta ve Milito’nun ayrılması, yanlış transfer politikaları, takımın ruhunu en iyi bilen ve futbol mentalitesiyle de uyuşan Gian Piero Gasperini’nin ayrılması, eski usül İtalyan futbol yöneticilik kafasından asla uzaklaşılamaması ve modern futbol yönetimi kıstaslarına uygun bir yapı oluşturulamaması Genoa futbol takımını alt sıraların takımı haline geldi.

2014–2015 sezonu tekrar atağa kalkan takım, Gasperini’nin eline uygun bir kadro verilince ve doğru politikalar izleyince başarılı olunacağını gösterip ligi altıncı sırada tamamladı. Böylece Avrupa kupalarının kapısı da açılmıştı. Ancak son iki sezon yine yanlış ve vasat altı transfer politikaları, çıkış yapan ve başarılı oyuncuların satışından gelen paraların düzgün kullanaması ve felaket yönetici ekibiyle beraber kulüp yine dibi gördü. 

Geçen sezon başında Gasperini’nin ayrılmasından sonra eski oyuncusu ve yeni teknik adam Ivan Juric ile devam etme kararı alan kulüp, Giovanni Simeone, Miguel Veloso, Santiago Gentiletti, Lucas Orban, Nikola Ninkovic, Lucas Ocampos, Edenilson transferleriyle beraber lige hiç fena başlamamış ve Inter haricinde büyük takımlara karşı müthiş maçlar çıkarmış, Aralık ayına çok iyi girmişti. Her şey bundan sonra oldu. Takım içinde müthiş bir düşüş başladı. Ağır ve hataya müsait Izzo, Burdisso ve Orban’dan oluşan defans hattı neredeyse her maç akıllara ziyan hatalarıyla gol yediriyor ve takım bu durumu toparlamak için ekstra çaba sarf ediyordu. Ocak ayında takımın savaşçı ruhu Tomas Rincon’un Juventus’a ve Genoa ile müthiş çıkış yakalayıp milli takıma kadar yükselen Leonardo Pavoletti’nin de Napoli’ye transfer olmasıyla takımın ruhunu taşıyan oyuncular kaybedildi. Altyapıdan beri takımda olan bayrak adam Mattia Perin’in ağır sakatlığıyla sezonu kapatması da tuz biber olmuştu. Kazanılması gereken maçların hepsi kaybedilmiş ve ruhsuz, felaket bir takım sahada olmaya başlamıştı. Bunun üstüne Ivan Juric kovulup yerine Andrea Mandorlini getirilmişti. Fakat o da çare olamayıp takım düşme potasına kadar gerileyince büyük taraftar grupları eylem başlatıp başkan Enrico Prezoisi’ye savaş açtı ve kulüp çalkantılı zamanlar yaşamaya başladı. Mandorlini de görevinden ayrılıp Juric tekrar dönünce takım ligde kalabilmek için varını yoğunu ortaya koydu ve ancak sondan bir önceki haftada ligde kalmayı başardı.

Yaz sezonuyla beraber başkan Prezoisi’nin kulübü satma kararı almasıyla belirsizlikler iyice arttı ancak buna rağmen kısmen de olsa isabetli bir kadro yapılanmasına girildi. Çok başarısız bir sezon geçiren, takımın defans yükünü çekemeyen Lucas Orban ve kaptan Nicolas Burdisso ile kariyerinin sonunda ülkesine dönmek isteyen Mauricio Pinilla takımdan ayrıldı.  Milan’dan Lapadula, takımın eski oyuncusu Bertolacci ve Roma’dan da ligi iyi tanıyan başarılı savunmacı Zukanovic kiralandı. Yedek forvet için Novara’dan Galabinov ve tecrübeli stoper kontenjanı için de Chievo’dan Spolli yedek kulübesini güçlendirmek adına bonservissiz takıma kazandırıldı. Gelecek için yatırım adına iki Arjantinli genç kanat oyuncusu Sao Paulo’dan Ricardo Centurion ve Banfield’dan Tomas Rodriguez transfer edildi.

Geçtiğimiz sezon River Plate’den transfer edilen efsane futbolcu ve teknik adam Diego Simeone’nin büyük oğlu Giovanni Simeone müthiş çıkış yakalamış ve birçok kulübün radarına girmişti. Gideceği kesinleşen Simeone’ye en ciddi teklifi gene bir başka çalkantılı takım Fiorentina yaptı ve 15 milyon avroya mor menekşelere transfer oldu. Önceki yıllarda çok büyük beklentiler olan fakat bir türlü beklenen patlamayı yapamayan Ezequiel Munoz da La Liga takımlarından Leganes’e transfer oldu.

Hareketli bir transfer dönemi geçiren kulüp son güne kadar takviye yapacak gibi gözüküyor. Ancak diğer takımların da müthiş güçlü kadrolar kurmaları, bu sezon bir aksilik olmazsa neredeyse ilk sekiz sıranın şimdiden belli olduğu Serie A’da geçen sezon yapılan hataların bir kısmı bile yapılırsa çok daha ciddi sıkıntıların baş göstereceğine işaret ediyor. Bu nedenle taraftarı memnun edecek futbolun oynanabilmesi için yönetime, teknik ekibe ve futbolculara fazlasıyla sorumluluk düşüyor.


Mustafa Tokgöz
Konuk Yazar
favicon-1 web faviconidealkonjonktur

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir