Tribündeydik: Roma 3 – 1 Juventus

İtalyan futbolu heyecanlı günler yaşıyor. Ülke futbolunda uzun yıllardır muzaffer olan Juventus, bu başarısını dünya futboluna da taşıma arifesinde. UEFA Şampiyonlar Liginde iki sezon sonra tekrar finale kaldılar. Öte yandan İtalya Kupasında da finaldeler. Ligde ise Scudetto’ya ramak kalmış durumda. Bu da demek oluyor ki bu sezon üçleme yapabilirler. 2009 Barcelona’sı gibi 6 kupaya birden ulaşıp, 2017 Juventus için dünya futbol tarihinin efsane kadroları arasında yer edinebilirler. Ayrıca bu, uzun bir aradan sonra İtalyan futbolunun Avrupa arenasında tekrar ciddi bir şekilde temsil edilmesi demek oluyor.

Öte yandan Roma’da ise bambaşka bir telaş hakim. Totti’nin sezon sonunda emekli olacağı resmen açıklandı. Son maçı olması beklenen Stadio Olimpico’daki Genoa maçı için biletler şimdiden tükendi. İşte tam böyle bir atmosferde geldi 36. haftadaki Roma – Juventus maçı. Totti ebedi dostu Buffon ve ezeli rakibi Juventus’un karşısında son kez forma giyecek, Juventus ise en yakın rakibinin sahasında resmen şampiyonluğunu ilan etmek için mücadele edecekti. Ben de bu tarihi olaya şahit olmak için Roma’ya doğru yola koyuldum… 

ŞAMPİYONLUK İHTİMALİ
Bitime üç hafta kala Roma’nın 7 puan önünde olan Juventus’un fikstürü şöyleydi: dışarıda Roma, evinde Crotone ve son olarak dışarıda Bologna maçları. Roma maçından 1 puan veya diğer maçların herhangi birinden 3 puan çıkardığı takdirde şampiyonluğunu ilan edebilecekti. Hatta Roma’ya yenilip, diğer maçlarından da ikişer puan kaybetse bile ikili averajla yine şampiyon olabiliyordu Bianconeri. Sezonun ilk yarısındaki Roma maçı Juventus Stadyumu’nda 1-0 bitmişti.

Roma içinse galibiyetten başka seçenek yoktu. Stadio Olimpico’da Juventus’a karşı galip gelip ardından son iki hafta üst üste puan kaybetmesini umut edecekti. Tabi Roma’nın da bu sırada dışarda Chievo ve içeride Genoa engellerine takılmaması gerekecekti.

SEYİRCİ
Bütün bu imkansızlıklara rağmen, hatta sahalarında Juventus’un şampiyon oluşunu izlemek zorunda kalabilme riskine rağmen, Totti’nin sondan bir önceki maçı olması yine de stada çekmişti Romalıları. Roma’da turist sezonunun da açılmış olmasının etkisiyle sezon ortalamasının neredeyse iki katı seyirci toplamış, 53 bin futbolseveri ağırlıyordu Stadio Olimpico. Stadda Venezuela bayrağı açan, Şili forması giyen Güney Amerikalılardan, Batı Avrupalılara ve Uzak Asyalılara kadar dünyanın her yerinden binlerce turist de bu futbol ziyafetine tanık oluyordu.

EFSANE KARŞILAŞMA
Edin Dzeko’nun ufak sakatlığından ötürü Perotti, 4-2-3-1 ile başlayan Roma takımının ileri ucunda oynuyordu. De Rossi ve Paredes ön libero oynarken; El Shaarawy, Nainggolan ve Salah ofansif üçlüyü oluşturuyordu. Juventus ise 4-3-3’le çıkmış, Dani Alves, Chiellini, Dybala gibi isimler yedek oturuyordu. Üçlü orta sahanın ortasında eski Romalı Pjanic; sağında ve solunda ise Lemina ile Sturaro yer alıyordu.

Saatler 20:45’i gösterirken karşılaşma başladı. İlk dakikalardan itibaren iki takım da topa sahip olmaya çalışıyor, kafa kafaya bir oyun oynanıyordu. 15 dakikadan itibaren ise Juventus çok daha fazla baskı kurmaya başladı. Ve ardından gol gecikmedi, organize bir atağın ardından ardından Lemina bomboş kale karşısında topla buluşup konuk ekibi 21. dakikada öne geçirdi. Hemen 4 dakika sonra Roma’nın cevabı geldi. Duran toptan yaratılan pozisyonu kaptan De Rossi tamamlayıp eşitliği sağladı. Fakat henüz sevinmek için çok erkendi çünkü şampiyonluk şansını sürdürebilmek için galibiyet; ikili averajda üstünlük sağlayabilmek içinse en az 2 farklı galibiyet gerekliydi. Roma beraberlik golünden sonra tekrar kendine geldi. Oyun yeniden ortada dönmeye başladı.

Aynı kalitede devam eden ikinci yarıda eşitliği bozan Stephan El Shaarawy oldu. Direğin dibine harika bir top gönderen El Shaarawy, Buffon’u çaresiz bıraktı. Bu golden sonra da Roma durmadı. 65. dakikada harika bir pas organizasyonu yapan Roma, Nainggolan ile ceza sahasına girdi ve Buffon’u son kez avladı: 3-1. Son 20 dakikalık bölümde tipik bir Roma klasiği yaşandı. 2 farkla önde olan ev sahibi ekip oyunu kendi yarı sahasında kabul etti, Spalletti savunmayı güçlendirmek için her zamanki ön libero ve defans değişikliklerini yaptı. Yürekleri ağıza getiren anlar yaşansa da Juventus kilidi açamadı. 5 dakika verilen uzatma bölümünde ise tribünlerin “Totti!” tezahüratları üzerine kaptan, Salah’ın yerine oyuna girdi. Malesef top ayağına hiç değemeden hakem son düdüğü çaldı. Sahada ortaya konan futbolla, kırılma anlarıyla ve tarihi önemiyle de birlikte efsane bir maç oldu.

İkili averajın çok önemli olduğu bu son dönemeçte, Roma’nın 3-1’i koruması lazımdı. Ve kontr-atakta Salah gibi bir adamınız yoksa modern futbolda savunma yapmanız çok zor. Çünkü siz savunma yaparken, santrforunuzun da gardını indirmiş rakibinizin savunmasını tehdit edebiliyor olması lazım. O nedenle bu maçta Totti’nin geç girmesiyle ilgili eleştirileri ben doğru bulmuyorum. Bu maçta Totti hiç girmeyebilirdi bile.

ANTONIO RÜDIGER
Rüdiger’e ayrı bir parantez açmak lazım. Defansta harika bir maç çıkardı. Çok alkış aldı. Hepsini de sonuna kadar hak ediyor. Fakat geçen sezondan beri söylediğim gibi teknik kapasitesi çok zayıf. Bu sezon 4’lü savunmada ona biçilen sağ bek rolünde de bu eksiği fazlaca göze çarpıyor. Rakip yarı sahada bir bekin driplingleri ve ortalarıyla atağa da katkıda bulunması beklenen birçok pozisyonda malesef yeterli olamıyor Rüdiger. Topları kaybediyor, pozisyonları harcıyor. Stoper pozisyonunda al-ver pasları yaparken bile topa yabancı bir cisim gibi yaklaşan bir futbolcudan bahsediyoruz. Bek oynatılınca ileride külliyen çuvallaması çok normal. Defansta yaptığı işlerin hatrına eleştirilmek istenmiyor ama eleştirilmesi lazım. Zaten bu konuda kendini hiç geliştirmedi değil. Topa dokunuşlarında geçen sezonla olan farkı hissedebiliyorsunuz. Ama daha çok yol katetmesi lazım.

Juventus’un şampiyonluk ihtimali yine de azalmış değil. Ama son 5 haftada 3 galibiyet 2 beraberlik alan Crotone’nin süpriz yapma ihtimalinin de futbolseverler arasında konuşulduğunu belirtmeden geçmeyelim. Tabi son haftaki Bologna maçını da unutmamak lazım. Ne olursa olsun doğrudan Şampiyonlar Ligine gidebilmek için Napoli’nin de sadece 1 puan arkadan kovaladığı 2.liği korumak adına bu galibiyet Roma için elzemdi. Kaptan Totti’ye de son Juventus derbisinde güzel bir veda hediyesi oldu.

ggroma-kunye
Güven Güngör
Yazar/Editör
favicon-1 faviconGvnGngr

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir