Juventus – Barcelona Analiz: Parlayan Elmas

Paulo Dybala henüz gözlerden çok uzaklardayken onun gün yüzüne çıkmamış bir mücevher olduğunu bilen kişi sayısı oldukça azdı. Şimdi ise herkesin dilinde sahaya yansıttığı oyununun arkasında hikayesini de berberinde getiren bu çocuk var.

Juventus – Barcelona eşleşmesi sadece İtalyanları ve İspanyolları değil, tüm futbolseverleri heyecanlandrımaya yetmişti. Serie A’da üst üste altıncı şampiyonluğuna giden, özellikle içeride rakip tanımayan bir Juventus gerçeği; öte yandan birçoklarına göre Paris Saint Germain karşısında futbol tarihinin en büyük geri dönüşlerinden birine imza atan Barcelona. Kağıt üstünde birçok bilinmezlik barındıran bu dev maç başladığında gönlüm İtalyanların tur atlamasından yanaydı.

Juventus Allegri’nin imza denemelerinden biri olan Mandzukic’li bir 4-2-3-1 ile sahaya çıkıyordu. Bir süredir iyi oynamıyorlardı ama kazanma alışkanlıkarı vardı bir kere, istedikleri sonucu almayı biliyorlardı. Fakat bu sefer rakip Barcelona’ydı ve iki yıl önce Berlin’de yarım kalmış bir hesapları vardı. Üçlüden dörtlüye geçilmişti lakin Mandzukic, Dybala ve Higuain bir arada oynadığı için savunma zafiyeti de bir derece daha artıyordu. Barcelona ise mucizevi Paris Saint Germain rövanşındaki 3-4-3’ü bozmamıştı. Juventus’un tam saha yapacağı sert baskıdan başka bir seçeneği gözükmüyordu. Maç bu donelerle başladı ama ilk on dakika içinde yine skoru bulmayı başaran onlar oldu. Golün sahibi Juventus’un parıldayan mücevheri Paulo Dybala’dan başkası değildi. Özellikle golün de gelmesiyle sert ve yıldıran baskıyı sahanın her yerinde görmeye başladık. Sol çizgide Alex Sandro ve Mandzukic Messi’yi yakın markaja alırken, sağ çizgide ise Neymar’ı savunan Dani Alves ve Cuadrado mevcuttu. Ofansif olduğu kadar bir o kadarda sert bir savunma takımı vardı sahada. Barcelona’nın kilit açıcı bu iki yıldızı topla her buluştuğunda markajındaki Juveliler tarafından bertaraf ediliyordu. Tabiri caizse Juventus rakibini döve döve yıldırıyordu. Barcelona sahada dayak yemeye alışıktı, bu yüzden kendi felsefesine sadık kaldı. Nitekim Messi rakip savunmanın bir anlık boşluğunu yakaladığı gibi Iniesta’yı kaleciyle karşı karşıya bıraktı.

Olağanüstü bir refleks ile takımını oyunda tuttu Buffon. İlerleyen pozisyonda Juventus hızlı çıktı ve Dybala nefis sol ayağıyla tekrar parladı. Maç boyunca Juventus rakibini boğmayı başardı ama Higuain’in oldukça yetersiz performansı sebebiyle fazla pozisyon bulamadılar. Son gol İtalyanların çirkin kralı Chiellini’den gelicekti. Üçüncü golle birlikte fişi çeken Juve büyük ölçüde yarı finale göz kırptı. Bir önceki turda 4-0’dan turu çeviren Barcelona için hala bir umut gözüküyor. Ben Juventus’un işi bitirdiği kanaatindeyim. Camp Nou’da muhteşem bir atmosfer olacak ve Katalanlar ilk düdükle birlikte ikinci bir mucizeyi arıyacaklardır. Lakin bu sefer karşılarında vasat bir PSG savunması değil, bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde kalesinde sadece iki gol görmüş bir Juventus gerçeği var, birde artık hikayesiyle birlikte parlamaya devam eden Dybala. Hikayesi ise en güzel burada kaleme alınmış:
Aceto Balsamico | Biraz Pirlo Biraz Tevez Ama O Paulo Dybala


Mehmetcan Arısoy  Yazar
favicon-1 faviconcaricaturistamc

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir