Zemanlandia ve Günde İki Paket Sigara

‘‘0-0 sıkıcıdır. 5-4 kaybetmek daha iyi, en azından biraz heyecan verici.’’

Futbolun mucitleri olarak gösterilen Rinus Michels, Johan Cruyff ve Arrigo Sacchi gibi futbol adamlarından çok daha radikal, çok daha anarşist ve idealist: Karşınızda Zemanlandia.

Zdeněk Zeman Prag’ta doğup büyüdü, gençliğinde voleybol ve hentbol oynadı. Ayağına top değmemiş bu Çek delikanlının kaderini futbolla kesiştirecek kişi ise 70’lerin başında Juventus’u çalıştıran dayısı Čestmír Vycpálek’ten başkası değildi. 60’lı yılların sonunda Sicilya’ya gelen Zeman menajerlik kariyerine Palermo yakınlarındaki Cinisi, Bacigalupo, Carini, Misilmeri, Esacalza gibi ufak amatör kasaba takımlarını çalıştırarak başladı. 1974 yılında, dayısının da yardımlarıyla, Palermo genç takımın başına geçmesiyle profesyonelliğe ilk adımını attı.

Zeman öyle bir günde Zeman olmadı. Licata, Foggia, Parma ve Messina’yı çalıştırdığı yıllar boyu ülke futbolunun çukuru olan alt liglerin tozunu yuttu, öğütüldü. Foggia’nın başına ikinci kez geçtiği 1989 yılında ise rüştünü ispat edecekti. Giuseppe Signori ve Francesco Baiano gibi parlattığı oyuncular ile birlikte iki sene içinde Foggia’yı Serie C1’den Serie A’ya çıkarmayı başardı ve Zemanlandia efsanesi doğdu. 

Onun mentalitesinde kaybetmemek için yapılmış kurguların yeri yoktu.

Onunla çalışmış oyuncular sık sık antremanların sertliğinden yakınırlardı. Genç oyuncuları kullanmayı tercih ederdi, onlara sözünü daha rahat geçirirdi. Zeman için fizik kalite her zaman yaratıcılıktan önce gelirdi. Zemanlandia ile özleşmiş 4-3-3 sistemi ve hücum futbolu Çizme’de farklı bir ses getirmişti.

‘‘Dörtlü savunma, yarı saha çizgisine yaklaşmalı. Fakat blok halinde bulunmak yerine en yakın boşlukları doldurmalı. Orta saha oyuncularım sürekli ataklara katılmalı, hiçbir oyuncu belli bir alanı kontrol etmemeli, sürekli hareket halinde olmalı. Aynı zamanda kenarlara yardım etmeli.’’

“PRES, TEKRAR PRES VE İYİ PRES

Zeman ileri üçlüde kanat oyuncuları yerine üç forvetle oynar. Hızlı koşan ve sürekli koşan oyuncular ister. Zemanlandia mentalitesinin altın kuralı kazanılan her topta golü düşünmesidir. Bundan dolayı topu ileri oynadıktan sonra oyuncular alanlarını terk edip, çabucak ileri haraketlenirler. Geride açık vermemek için top kaptırıldığı zaman çok adamla topa pres yaparlar. Rakip ceza sahasının önünde bazen beş, altı oyuncunun birden pres yaptığına şahit oluruz.

Zeman’ın oyuncu seçimleri tamamen kendi sistemine bağlıdır. Hücumcu bekler kullanır. İleri çıkmayan savunma bekleri onun işine yaramaz. Stoper seçimlerinde de sert ve kuvvetli oyuncular kullanır. Orta saha üçlüsünün en gerisindeki oyuncu gerçek bir libero işlevi görür. Savunmadan topu çıkartan, uzun topla oyunu açan bu oyuncu genelde çakılı bir defansif orta saha oyuncusu olur. Diğer iki orta saha oyuncusu sürekli hücuma destek vermek zorundadır.

Yolu ülkemize de düşen Zeman, kısa süreli Fenerbahçe kariyerinde malesef Pendik Faciası ile hatırlanacaktır. Napoli, Lazio ve Roma gibi büyük takımları da çalıştırmasına rağmen kafasındaki futbol mentalitesini sahaya yansıtamamıştır. Buna karşın Lazio’dayken Nesta’yı, Roma’da ise Totti’yi futbol piyasasına sürmüş, onlara A takımda şans vermiştir.

2011-12 sezonunda Pescara’nın başındayken Insigne, Immobile, Verratti, Romagnoli ve Perin gibi oyuncuların yer aldığı kadroyla gol rekoru kırarak Serie B şampiyonluğu yaşadı. Bugünlerde ligin dibinde zor zamanlar geçiren Pescara, Oddo’nun ayrılmasından sonra çareyi Zemanlandia’nın geri dönmesinde gördü. Zeman’ın geldiği ilk maçta Genoa’yı 5-0 yenmesi herkesi heyecandırmaya yetti. Fakat Zeman’ın işi her zamanki gibi zor. Pescara bu sezon lige tutunabilir mi bilmiyoruz ama Zeman kenarda olduğu sürece Pescara’nın her maçı bol gol ve izlemesi keyif verici bir futbol vaad ediyor. Söz konusu Zdeněk Zeman ise, neden olmasın?


Mehmetcan Arısoy  Yazar
favicon-1 faviconcaricaturistamc

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir