DÖNÜŞÜM: AC Milan

milan-2016-2017

AC Milan bu sezonki en flaş transferini, Beşiktaş’tan 7.5 M €’ya aldığı 31 yaşındaki Jose Sosa ile yapınca, senelerdir tekrar eden bazı sesler yeniden yükselmeye başladı: “AC Milan çok yaşlı ve hep öyle kalacak! 31 yaşındaki adama 7.5 M € mu verilir?”

İşin ön yüzünde görülen bu olsa da, dikkatli Serie A takipçileri durumun bundan farklı olduğunu görmekteydiler. Evet, 31 yaşında bir oyuncu kadroya katıldı. Ancak hepsi sadece bundan ibaretti.

TRANSFERLER: Kalan sağlar bize yeter
Milan’ın bu sezonki transfer hamlesini 4’e ayırmak mümkün:

1. Bölüm: Dinazorlara yol ver
Diego Lopez, Abbiati, Agazzi, Mexes, Alex, Matri gibi 30+ yaşlarındaki oyuncular ile yollarını ayırdı. Sadece bu gönderilen oyuncular bile takımın yaş ortalamasını düşürmeye yetti. 

2. Bölüm: Daha fazla soruna yer yok
Balotelli, Boateng, Menez üçlüsü, takıma seviye atlatabilecek potansiyele sahip idi. Geçmiş yıllarında bunu başardıkları dönemler olsa da hiçbir zaman süreklilikleri olmadı. Geçen sezonki takıma neredeyse hiçbir şey veremediler. Hepsi tekrar geri dönmüştü ve son şanslarını değerlendirmek istiyorlardı. Değerlendiremediler. Bir daha bu kadar üst düzey futbol oynayamayacaklarının sinyalini verdiler. Takım içi problem yaratmaya, bencillik yapmaya potansiyeli olan bu üçlü üzerinde yönetim hiç ısrarcı olmadı ve hepsine yol verildi.

3. Bölüm: Potansiyelli gençleri elde tutmak
Sezonun en iyi transfer hamlesi, sanırım hiçbir genç oyuncusunu kaybetmemek oldu Milan adına. Geçtiğimiz yıllarda benzer sıkıntıları yaşayan yönetim, bu işi daha sıkı tutmaya karar verdi ve geçtiğimiz seneden itibaren genç oyuncuları takımda tutmak için ekstra çaba harcamaya başladı. Nitekim B. Dortmund’da gol makinesi haline gelen Aubameyang, M. United’a 18 M €’ya transfer olan Darmian gibi oyuncular, Milan altyapısı çıkışlı idi. Potansiyelli gençleri kaybetmek istemeyen yönetim, Donnarruma, Romagnoli, Calabria, De Sciglio, Locatelli, Niang, Suso gibi oyuncuların tamamını, tüm transfer tekliflerine rağmen kadroda tuttu.

4. Bölüm: Bir takım Güney Amerikalılar geldiler
Gelen tarafta ise, 23 yaşındaki Gustavo Gomez, 21 yaşındaki Pasalic, 26 yaşındaki Lapadula, 31 yaşındaki Sosa, 30 yaşındaki Mati Fernandez, 29 yaşındaki Vangioni  yer alıyor. Pasalic dışındaki oyuncular Güney Amerika kökenli oyuncular. Kabul edelim, G.Gomez ve Sosa dışında 11’i zorlayabilecek oyuncu yok aralarında.

Teknik Direktör Hamlesi: Vincenzo Montella
Geçtiğimiz sezonlardaki hayal kırıklığı yaratan teknik direktör hamlelerinden sonra, Montella ismi üzerinde uzlaşıldı ki, benim en çok istediğim adaydı. Kendine has tarzı olan, takıma belli bir kimlik yaratabilen bir teknik direktör Montella. Bunu başarabileceğini düşünüyordum ve şu ana kadar isteneni fazlasıyla verdi. En iyi yaptığı şey, adaletli bir şekilde formayı dağıtması ve takımı buna inandırması.

Sezonun İlk Bölümünün Notu: BB
Serie A’da 7 maç geride kaldı. Milan bu 7 maçtan 13 puan çıkardı ve Şampiyonlar Ligi potasına girdi. 7 kız kardeşler olarak bahsedilen (Milan, Juventus, Inter, Roma, Napoli, Lazio, Fiorentina) takımların 3’ü ile şimdiden karşılaştılar bile. Bunlara Sassuolo’yu da eklersek, nispeten sezon ortası Milan adına daha kolay geçecek görünüyor. Puan ortalamasını artırma şansı oldukça yüksek. Işık var tünelin ucunda. Geçen sezonlarda olmadığı kadar fazla hem de.

Takım: U-23’den Hallice
Milan’ın kadrosu şu an Serie A’nın en genç kadrolarından birisi. Yaş ortalaması sadece 25,3.
30 yaşın üzerinde sadece 2 oyuncu var: Kaptan Montolivo (31) ve Jose Sosa (31)

23 yaş altında ise, 11 oyuncu yer alıyor:

  • Milli takıma da seçilen, son yılların en potansiyelli İtalyan kalecisi Donnarumma (17)
  • Alt yapıdan yetişenler: De Sciglio (23), Calabria (19), Locatelli (18) ve 3. Kaleci Plizzari (16)
  • Kendi kuşağının en iyi stoperi Romagnoli (21)
  • Potansiyelli Niang (21) ve Suso (22)
  • Yeni transferlerden G.Gomez (23), Pasalic (21) ve son olarak geçen sene kadroya katılan Ely (22).

Kadronun yaş ortalamasının düşük olması, yıllarca yaşlı takım etiketini taşımış olan Milan için önemli olsa da, asıl büyük nokta bu oyuncuların takımın iskeletinde önemli yer kaplamaları. Montella sezon başından bu yana genç oyuncuları oynatmaktan, en kritik yerlerde onlara sorumluluk vermekten hiç kaçmadı ve bu böyle devam edecek gibi görünüyor. İdeal 11’lerden birisi şuna doğru dönüşmeye başladı Milan’da:

Donnarumma (17)

Calabria (19), G.Gomez (23), Romagnoli (21), De Sciglio (23)

Kucka (29), Locatelli (18), Bonaventura (27)

Suso (22), Bacca (30), Niang (21)

Yaklaşık 23 yaş ortalaması ile oynayan, tecrübeli oyuncuların tabir yerinde ise “yata yata 11’de yer almalarının” önüne geçen bu kadro, yeni bir iskeleti oluşturmaya başladı bile.

Eksikler: O güzel yaratıcı oyuncular atlarına binip gittiler
Yaş ortalamasının düşmesi ve yeni bir iskeletin kurulması takım için son derece önemli olsa da, eksik kalan birçok noktayı da göz ardı etmemek lazım. Öncelikle senelerdir sıkıntı çekilen bir nokta, orta sahadaki yaratıcı oyuncu eksikliği. Bonaventura’nın orta sahaya çekilmesi ile bu sorunu çözmeye çalıştık, ama yeterli gelmedi bu hamle. Jose Sosa’nın orta sahada oynadığı maçlarda, ileriye top taşınmasının bariz bir şekilde arttığını gözlemledik geçtiğimiz maçlarda. Ancak Sosa’nın orta saha rolünü ne kadar sürdürebileceği, defansif handikapları, sakatlığını atlatamamış olması ve Kucka gibi mücadeleci bir oyuncu ile rekabette olması, forma şansını azaltan etkenler. Bu noktaya yapılacak nokta atışı bir transfer, takıma oldukça ivme kazandıracaktı. Fakat bu hamle yine gelmedi. Axel Witsel hamlesi faydalı olabilirdi. Kendi içimizden ise, Bertolacci’nin sakatlığını atlatıp, çok zorlu bir forma savaşını kazanması durumunda bu seneyi bir nebze olsun kurtarabiliriz.

Yönetim: Giderken güzel anılacaksınız, gerçekten.
Bilindiği üzere, takım Çinli bir gruba satılıyor. Artık 30 yıllık Berlusconi ve Galliani dönemi resmen kapanmak üzere. Bu konu üzerinde sayfalarca yazı yazmak mümkün olsa da kısaca şunu söyleyebiliriz: Değişen koşullara ayak uyduramayan Berlusconi, takım ve kendisi için en iyi olanı yaptı. Son senesinde yapılan transferlerden ziyade, genç ve potansiyelli kadronun korunması, yönetimin en güzel hamlesi oldu. Geride kalan yıllar için, teşekkürler Berlusconi & Galliani.

Hedef: Avrupalı Milan geri dönmeli!
Sene başında açıklanan hedef, Avrupa Ligi’ne katılmak şeklindeydi ki bu son derece gerçekçi bir yaklaşım. 3 sezondur Avrupa’ya katılamayan takımın, bir anda Şampiyonlar Ligi’ne katılması İtalya Ligi gerçekleri ile pek örtüşecek bir durum değil. Juventus, Napoli, Roma’nın arkasından 4-6 arası mücadele için muhtemel rakipleri olan Inter, Lazio, Fiorentina, Sassuolo ile rekabetten ayakta kalan tarafta olması, çok ütopik bir şey değil. En azından bu sene kesinlikle değil. 3-1’den 4-3 çevrilen Sassuolo maçı ile birlikte, buna inanan Milanistaların sayısı hiç az değil. Montella ve bu genç takım bize verdi bu ışığı. İstikrarlı bir şekilde devam edildiği durumda, yavaş yavaş eski Milan geri dönecektir. Yavaş, yavaş…


Taner Kandemir  Yazar
favicon-1 web favicontanerkandemir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir