Totti’nin Kariyeri (Video) – Totti Efsane Midir?

GettyImages-514350966.0

Francesco Totti’nin Hikayesi – En İyi 20 Golü: Yıllar önce bir forum sitesinde paylaşılan bir Youtube videosunun başlığı. Geçen sezon Spalletti-Totti atışmasının ardından forumlarda, sözlüklerde ve sosyal medyada yıllardır içindeki Totti nefretini biriktirmiş futbolseverlerin fırsat bu fırsat ağzını açıp gözünü yumduğu o ortamda, yazılanların bir kısmına verilebilecek en iyi cevabın bu video olduğunu düşünmüştüm. Tabi ki Totti’nin yaşlandığı ve gerekmedikçe oynamaması gerektiği (bunları şu iki yazıda tartışmıştık: Totti Krizi ve Gemisini Kurtaran Capitano) herkesin tartışmasız kabul edeceği savlardır. Fakat benim bu videonun cevap oluşturmasını istediğim yazılar, Totti’nin sadece Roma’da yerel bir efsane olabileceği ya da sağ ayağından başka bir şeyi olmayan bir balon olduğu gibi abartılı ithamlardı. Videoyu izlediğiniz zaman neden en iyi cevap olduğunu siz de anlayacaksınız.

Telif hakları nedeniyle Youtube’dan kaldırılan bu videoyu, uzun uğraşlar sonucunda bir Facebook sayfasının tozlu raflarında buldum. Belki de internet ortamında yüklü olduğu tek platformdu ve o da tek kopyaydı. Vakit kaybetmeden Dailymotion’a yükledim aynı başlıkla. Elbette internette bunun gibi onlarca Totti klibi bulabilirsiniz ancak bu videonun biyografik anlatımının eşsiz olduğunu düşünüyorum. Duygusal bir flashback etkisi yaratması açısından, Totti’nin kariyerindeki muhtemelen son sezonuna girdiğimiz şu haftaların atmosferini de yansıtacağına inanıyorum. Videonun altında, videodaki cümlelerin çevirilerini bulabilirsiniz. Fazla uzatmadan sözü esere bırakalım. Ardından, Totti’nin ne olup ne olmadığına bir cevap bulalım.

Gol #20: 21 yaşındayken, Totti A.S. Roma’nın gelmiş geçmiş en genç kaptanı oldu.
Gol #19: 2000 senesinde, Totti Yılın İtalyan Oyuncusu seçildi.
Bu ödülü kariyerinde dört kez daha kazanacaktı.
Gol #17: 2000-01 sezonunda, Totti A.S. Roma ile Scudetto’yu kazandı. (İtalya Ligi şampiyonluğu)
Ne varki, büyüyü bozup başka bir Serie A şampiyonluğu kazanamadı.
Sonraki dokuz sene içerisinde Roma’yu altı kez ikinciliğe taşıdı.
Gol #15: 2003’te, Totti Real Madrid, Barcelona ve Chelsea’den çok büyük teklifler aldı.
Roma’da aldığı paranın üç katı teklif edildi.
Her birini reddetti ve çok sevdiği Roma’da kaldı.
Gol #13: Totti, İtalya’nın en büyük umudu, 2006’da korkunç bir diz sakatlığı geçirdi, Almanya’daki Dünya Kupası’ndan 4 ay önce.
6 ile 9 ay arasında sahalardan uzak kalacağı öngörülmüştü.
Gol #11: 4 ay sonra yarı-fit bir şekilde geri döndü, Dünya Kupası için tam zamanında.
Sağ dizinde metal plakalarla turnuvadaki her maçta oynadı.
Totti turnuvayı en çok asistle bitirdi (5) ve dünya şampiyonu olarak geri döndü.
Gol #9: 2006-07 sezonunda, Totti 32 gol attı. Ronaldinho, Ronaldo ve Van Nistelrooy’u geçerek Avrupa’nın gol kralı oldu.
Altın Ayakkabı’yı kazanan ilk Roma oyuncusu oldu.
Gol #7: Zdenek Zeman: “En iyi beş İtalyan oyuncu kimdir? Totti, Totti, Totti, Totti, Totti.
Francesco eklektik (her şeyin iyi özellikleri seçilip konmuş). Roma’yı 15 sene sırtında taşıdı.”
Gol #5: F.Perez, Real Madrid başkanı: “Hayatım boyunca Real Madrid gibi güçlü bir takım yaratmak için çok fazla para harcadım, ama arzuladığım… her zaman Roma’nın kaptanını, Francesco Totti’yi çok beğendim.
Malesef, bu imkansızdı…”
Gol #4: Michael Bradley: “Tarihteki en iyi oyunculardan biri.
Onunla yan yana oynadığım için şanslı hissediyorum.”
Gol #3: Roberto Mancini: “36 yaşında bile, Totti hala İtalya’nın bir numarası.”
Gol #2: Serie A Yılın Golü, 2005
Gol #1: Diego Armando Maradona: “Totti dünyanın bir numarası.
İtalyan futbolunu temsil ediyor.”
Serie A Yılın Golü, 2006
Kariyerinin çoğunda oyun kurucu olarak oynamasına rağmen, Totti şu anda İtalya futbol tarihindeki en golcü 3. oyuncu.
221 gol ile, ikincilikten sadece dört gol uzakta.
Daje Capitano Mio (Haydi Kaptanım)

VİDEO ANALİZ
Açıkça görülebileceği gibi birçok güzel golü sol ayağıyla atılmış Totti’nin. Ve sadece sağ ayağı olan bir oyuncunun atabileceği türden, ayak içi, yerden vs. değil. Havadan gelen topa, gelişine, üst ağlara… Aslında bu iddaaya cevap vermeyi bile bir hayli yersiz kılıyor.
Elbette videodaki bütün bilgiler doğru değil. 2006 Dünya Kupası’nda 5 asistle asist kralı olduğu söyleniyor ancak turnuvanın wikipedia sayfasına göre 3 asistle ikinci olmuş, birinci de 4 asistle Riquelme. Totti için yazılan wikipedia sayfasında ise 4’er asistle Riquelme, Totti ve diğerlerinin birinciliği paylaştığı söyleniyor.

Bu video büyük ihtimalle 2012-13 sezonunda yapılmıştı ve videonun sonunda Totti’nin Serie A’da 221 golle üçüncü olduğu, ikinciliğe dört golü kaldığı söyleniyor. Fakat herkesin bildiği gibi Totti o sezon 225. golünü attı ve ardından bu rekoru ekarte etti. Şu an 248 golle ikinci. (Birinci 274 golle Silvio Piola)
Ayrıca Roma’nın son şampiyonluğundan sonra 6 kez ikinci olduğu yazıyor. Son yıllarda buna 2 tane daha eklendiğini hatırlatalım.
Şu bilgiyi ise eklemezsek çok şey kaçırılır: Totti’nin Altın Ayakkabı kazanan ilk Roma oyuncusu olduğu söyleniyor, yanlış bir bilgi de değil fakat zaten 2007’de Totti (Roma) ve 2006’da Luca Toni (Fiorentina) dışında ne başka bir İtalyan oyuncunun ne de İtalya Ligi’nden başka bir takımın Altın Ayakkabı ödülü bulunmuyor. Luca Toni’den önce 1959’dan beri 30 gole hiç ulaşılamayan bir ligde, 1968’den beri verilen Altın Ayakkabı ödülünü almanın ne denli zor ve önemli olduğunu varın siz düşünün.

Italian midfielder Francesco Totti carri

EFSANE Mİ, DEĞİL Mİ?
Totti’nin efsane olup olamayacağı konusuna gelirsek…

  1. Bir futbolcunun kariyerini değerlendirirken ilk bakılacak şeylerden biri kaldırdığı kupalar ve başarılarıdır. Fakat kupa sayısı bir oyuncuyu değerlendirmek için tek başına yeterli olmuyor. Örneğin: Pele’nin 3 Dünya Kupası var görünse de 1962’de sakatlık yüzünden neredeyse hiç oynayamadığını, o turnuvada asıl alkışı Garrincha’nın hakettiğini biliyoruz. Ya da Messi Dünya Kupası kazanmamış olsa bile çoğu kişi onu Maradona’dan çok da eksik görmüyor.
  2. Demek ki birkaç kupanız eksik olsa bile saha içinde yaptıklarınız ve yetenekleriniz de aynı derecede önem arz ediyor. Fakat kariyerinizi yeteri kadar şampiyonlukla taçlandırmadığınız sürece saha içindeki sunumunuz da sizi ancak bir yere kadar taşıyor: George Best ya da Roberto Baggio’nun gelebildiği nokta gibi.
  3. Son olarak, “efsane” dediğiniz zaman Cryuff gibi devrim yaratacak, Pele gibi başarıları sayfalara sığmayacak, Maradona gibi tüm sahayı çalıma dizecek, Beckenbauer gibi libero pozisyonunu yaratacak, Eusebio gibi bir ulusa ilkleri yaşatıp, Zidane gibi Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası yolunda takımına kaptanlık edecek birinden bahsetmeniz gerekir. Bu tanıma göre dünya futbol tarihinde en fazla 10, bilemedin 15 tane efsane futbolcu olması gerekir. Bir alt klasmanı ise yine ölümsüzdür ancak efsane değil, “yıldız” futbolculardır.

Totti’nin Başarılarını özetleyerek başlayalım:

  • Tarihinde toplam 3 kez şampiyon olmuş bir kulübün şampiyonluklarından birinde en büyük pay sahiplerinden biri.
  • Ve kariyeri boyunca yine aynı seviyedeki bu kulüpte oynayarak İtalya Ligi tarihinin en golcü 2. oyuncusu olmuş.
  • İtalyan futbolu tarihinde Altın Ayakkabı alan iki oyuncudan biri.
  • Kariyerinde 5 kez Serie A’da Yılın İtalyan Oyuncusu, bunların 2’sinde de Serie A’da Yılın Oyuncusu seçilmiş.
  • Serie A’da 1 kez Gol, 3 kez Asist Krallığı var.
  • Final dahil bütün maçlarında oynadığı ve 23 kişilik All-Star kadrosuna seçildiği bir Dünya Kupası şampiyonluğu.
  • Fransa’ya kaybedilen Euro 2000 finalinde Maçın Adamı olması ve aynı turnuvada Turnuvanın Takımına seçilmesi.
  • Serie A’da 2 kez Yılın Golü.
  • UEFA U-21 Avrupa Şampiyonluğu ve tüm zamanların en iyi U-21 Avrupa Şampiyonası kadrosuna seçilmesi.

Sahip olduğu Dünya Kupası ve Scudetto zaferleriyle övünmek Totti’nin sonuna kadar hakkıdır. Milli takımda önemli bir rolü olduğu aşikar. Roma da zaten Totti’ye pay sahibi olmadığı başarıları kazandırabilecek bir kulüp değil. Juventus’un hiç oynamayan üçüncü kalecisi 5 sezonda 5 kez şampiyon oldum diyebilir ama yıllar içerisinde Roma’nın başına bir başarı geldiyse bile bu zaten en başta Totti gibi oyuncular sayesinde, onların önderliğinde olmuştur.
Öte yandan bu durum ona çok büyük bir dezavantaj katıyor. Roma’nın zaten tarihinde 3 şampiyonluğu olan bir kulüp olduğunu söylemiştik fakat yine de nedeni her ne olursa olsun 24 sezonluk kariyerinde 1 tek şampiyonluğunun olması Totti’nin başarı listesinde büyük bir eksik. Avrupa arenasında da Roma’nın bir başarısını göremiyoruz. Pele de sadece Santos’ta oynamış olabilir ama Santos’la iki kez Güney Amerika şampiyonu olup, o senelerin Avrupa şampiyonlarını (Benfica ve Milan) yenerek dünya şampiyonu da olabilmiştir. Müzesindeki bu kadar eksik Totti’nin işini çok zorlaştırıyor.

Saha içine baktığımızda sahip olduğu en belirgin özellikler inanılmaz bir teknik, dünyada eşi benzeri zor bulunacak bir pas ve şut kabiliyeti ve direk kaleyi düşünebilen üstün oyun görüsü. Kafa vuruşlarının da görece zayıf olduğu sonucuna varabiliriz. Fakat Roma’yı takip etmeye başladığım dönemde çoktan yaşlanmış olduğu için dribling kabiliyetini ve hızını yargılayamıyorum. Bu nedenle saha içindeki tam yetkinliğini anlamak için 2000-2007 arasındaki zirve dönemine olgun bir gözle tanıklık etmiş insanların görüşlerine ihtiyaç duyuyoruz. Yine de bu dönemdeki müsabakaların birçoğunda ya turnuvanın takımına, ya maçın adamlığına ya da yılın oyunculuğuna seçilmişse Totti’nin herkes tarafından en büyük takdiri toplayan bir oyun sergilediğini düşünüyorum.

* * *

Dünya Kupası şampiyonluğu da dahil olmak üzere alınan bu önemli başarılarda en büyük pay sahiplerinden biri olmanın ve bunu yaparken de oyunuyla göz doldurmanın bir futbolcuyu “yıldız” yapmak için fazlasıyla yeterli olacağı kanaatindeyim. Ancak Totti’nin yukarıdaki efsane tanımına olan mesafesini ölçtüğümüzde: Milli takımdaki rolü Roma’daki gibi mutlak lider ve mutlak taşıyıcı değildi. Roma kariyerindeki lig ve Avrupa başarıları da çok eksik kalıyor. Zaten İtalyan futbolunun şu ana kadar (belki Dino Zoff hariç) tam anlamıyla bir efsane çıkaramadığı kanaatindeyim. Milli takım başarıları ya topyekün yıldız bir kadronun ya da güçlü bir taktiğin eseri olmuştur. Kulüp bazında baktığımızda da Juventus tarih yazmıştır ama Fransız Platini ile. Milan’ın destanı da yine Hollandalı Van Basten ile olmuştur. Bu iki oyuncunun da milli takım kariyerlerinde kıta şampiyonluğu vardır. Fakat İtalyan Maldini‘ye baktığımızda Milan’la aynı derecede başarılar elde etmiştir ancak 1988-2002 arası oynadığı milli takımda hem 1982 hem de 2006 Dünya Kupası şampiyonluklarını kaçırmıştır. Ve efsane olmak için gereken o büyük etkiyi yapmamıştır.

Aslında bu noktada çok büyük bir çelişkiye düşüyorum. Neticede Dünya Kupası kazanmış adamları yıllar sonra Dimitar Berbatov’un da sınıflandırılacağı klasmana koyarak yıldız oyuncu demek istemiyorum. Fakat efsane de diyemem. Kısacası, efsane oyuncu olmakla yıldız oyuncu olmak arasında bir yerlerde kalıyor Totti. Efsane olamayacağı için de yıldız oluyor benim gözümde. Fakat onu körü körüne sevmeyenlerin gözündeki gibi bir efsane olmama durumu değil bu. Hatta birçoklarının yaptığı efsane tanımına göre, örneğin Maldini efsane ise, Totti de haydi haydi efsanedir.

ggroma-kunye
Güven Güngör
Yazar/Editör
favicon-1 faviconGvnGngr

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir