Serie A’da Juventus’la Yarışabilecek Tek Roma

Juventus FC v AS Roma - Serie A

2015/16 Serie A sezonu Juventus’un ard arda 5. şampiyonluğuyla sonuçlanırken, en yakın takipçisi Napoli‘nin resmi olarak şampiyon olma ihtimali bitime birkaç hafta kala bitiyor, şampiyonluk iddaası zaten daha da önceden sönüyordu. Yine de bundan önceki iki sezonda Juventus’un en yakın “kovalayanı” olan Roma’nın performanslarından görece daha olumluydu bu karne. O Roma ise Juventus’un kötü başlangıcıyla birlikte “Bu sezon olacak galiba…” derken sezon ortasında yaşadığı krizle hoca değiştiriyor ve Napoli’nin iki puan gerisinde üçüncü oluyordu. Peki ya diğerleri? Bu sezon Fiorentina bile zirveyi tatsa da hemen sonraki gittikçe artan düşüş en fazla rahat bir beşinciliğe sebebiyet verdi. Fakat bir ara zirve yarışında olan Inter’in rolü daha da önemliydi. Inter Mancini’yle birlikte kadroyu baştan aşağı yarattığı ve ilk 5 haftada 5 galibiyetle başladığı sezonda taraftarı heyecanlandırdı ama tatmin etmeyen oyun ve zoraki alınan 3 puanlar tehlike sinyallerini veriyordu. Inter’in başarısı, beklendiği üzere kalıcı olamadı.

Inter, harikulade bir savunma ve kaleci hattıyla çok az gol yese de hücum gücünü Perisic’ten, Ljajic’ten bekliyor, orta sahayı ise Melo’dan kuruyordu. Ayrıca yenilen gol sayıları(38) bu konudaki öncülleri Napoli’den(32) çok farklı olmasa da sezonun en az gol yiyen takımı Juventus’un(20) yanına bile yaklaşamıyor. Juventus Inter’in en iyi olduğu konuda bile Inter’den daha iyi. Roma ise santrforsuz olmasına rağmen olağan üstü kanat ve orta saha oyuncularının skora direkt etkileriyle ligin en çok gol atan takımı oldu(83) fakat yakın takipçileri Napoli(80) ve Juventus’un(75) da çok geri kalır yanları yok. Ayrıca Roma savunma anlamında bitik bir takım, her maç goller yiyerek ve yediğinden daha fazlasını atmaya çalışarak Juventus’la baş etmenin imkanı yok. Napoli cephesinde de kadro derinliği gibi giderilmesi gereken sıkıntılar var. Bu sezon 36 golle Serie A rekoru kıran Higuain sayesinde ligin en iyi santrforuna sahipler ancak Juventus’un Dybala’sı da bu sezon futbol otoritelerini “Sezonun Takımı”nı çift santrforlu kurmaya mecbur ediyor. Kalede bu sezon Serie A rekoru kıran Buffon’a ve İtalya’nın bel kemiği stoperlere sahip Juventus savunma hattı konusunda Inter’den geri kalmazken, Paul Pogba ve Marchisio da Roma orta sahasında devleşen Nainggolan ve Pjanic gibi isimleri ekarte ediyor. Diğer takımlar için Juventus’la bir ya da iki mevkide yarışabilmek mümkün ancak oyunun tüm yönleriyle onlara taş çıkarabilecek bir takım bulunmuyor.

Peki bu gidişata hangi güç “dur” diyebilir? Hayal gücümüzü biraz zorlayarak şu soruyu sorduk: seneye Serie A’da son haftaya kadar şampiyonluğa oynayabilecek bir takımın çıkması için hangi güçlerin birleşmesi gerekirdi? Hangi takım, yine ligin içinden hangi transferleri yaparak kadrosunu Juventus’a rakip olabilecek hale getirebilir? Bunu en yakın takipçileri Napoli, Roma ve Inter üzerinde düşündük ve parayı en verimli şekilde kullanarak minimum transferi yapmayı fakat yine de kadroyu en az Juventus kadar kusursuzlaştırmayı hedefledik. Bu yazının konusu Roma ve ileriki günlerde diğer takımları da sırayla inceleyeceğiz. İşte Serie A’da Juventus’la yarışabilecek tek Roma. Modifiye Roma. 

Yazın beklenen stoper hamlesi Rüdiger ile yapılan ve Manolas’tan zaten hiçbir zaman tümüyle tatmin olmayan Roma, sezon başından beri savunma anlamında çaresizlik yaşadı. Önceleri “yediğinden fazla attığı” için sıkıntı çekmedi fakat Roma derbisinde Salah’ın sakatlanmasından sonra takımın hücum gücünü tek bir kanat oyuncusuna bağlamış olması bedelini ödetti ve Roma artık atamamaya da başladı. Rudi Garcia çareyi De Rossi’yi stopere çekip geriden oyun kurma rolünü Pjanic’e vererek bulmak istedi, olmadı. Ardından De Rossi’yi uzun yıllardır milli takım dışında oynamadığı forvet arkası rolünde bile denedi ama topla çok oynayıp ceza sahasının yanına yaklaşamayan Roma takımı artık hücumda da tamamen kilitlenmişti. Garcia’nın ardından gelen Spalletti Roma’nın atak futbolunu yeniden canlandırdı, hem de Salah’ın skora o denli etkileri olmadan. Fakat o da savunma sorununu tamamen çözememişti. Son haftalarda çokça geriye düşen Roma; Bologna, Atalanta, Torino ve Genoa maçlarında en az 8 puanı zorbela kurtarırken yedek kulübesinden çıkagelen 39 yaşındaki Kaptan’ın ayağına bakıyordu.

Hemen arkasında “atamayan ama yemeyen” bir Inter modeli varken Roma’nın yapacağı şey basit: Acil ve sağlam savunma takviyeleri. Kaleciden başlayarak bütün mevkileri tek tek değerlendirelim:

Kaleci: Szczesny bu sezon iyice yaşlanan Morgan De Santcis’in yerine alındı ama açıkçası ortalama üstü bir kaleci olmaktan öteye gidemedi. Premier Lig’i benden daha iyi takip etmiş olan kimilerine göre zaten hiçbir zaman daha fazlası değildi. Juventus’un sırrı büyük oranda Buffon’dan da geçiyor. Şahsen Handanovic’i de ben ondan geri saymıyorum. Sloven kalecinin Inter’den ayrılmak istediğine dair bir iddaa var ve bu doğruysa Roma için direkt reçetenin Handanovic olması lazım. Olmadığı takdirde Roma için en iyi alternatif Fiorentina’nın Rumen kalecisi Tataruşanu olur. Her ne kadar Serie A’da ilk 3’ü ancak zorlayabilen bir takımın kalecisi olarak göze çarpmasa da aslında dünya klasında bir kaleci ve Roma’nın şampiyonluğa giden yolunda yeterli olacaktır.

Defans: Rüdiger ve Manolas’ın değiştirilmesi gerektiğinden yeterince bahsettik, hemen transferlere geçelim. Sassuolo bu sezon Serie A’da 61 puana ulaşarak kulüp rekorunu kırdı ve son haftalarda Milan’ı da yerinden ederek altıncılığa ulaştı. Berardi, Sansone, Defrel ve diğerleri… bu başarıda hepsinin payı var ama Roma’nın ihtiyacı olan mevkiden dolayı radarına girmesi gereken oyuncu en başta goal.com tarafından Sezonun Takımı‘na seçilen Francesco Acerbi.

518016284
29 Mart’ta Almanya ile oynanan hazırlık maçında Acerbi ve Thomas Müller’in mücadelesi

Öbür stoper içinse malesef ucuz bir yol yok. Geçen sezon Roma’da forma giyen ama kendini ancak bu sezon geliştirdiği için elinden çıkarmakta tereddüt etmediği Davide Astori şüphesiz şu an mevcut stoperlerden daha iyi durumda. Fakat Juventus gibi 20 gol yiyecek bir kadro kurmak için yeterli değil. Bir üst kademesi Gonzalo Rodriguez pekala olabilir ama Fiorentina’nın kaptanını kaybetmek istemeyeceği aşikâr. Napoli’den Koulibaly ve Inter’den Miranda da çok zor transferler. Roma’nın en sıkıntılı mevkisi için elini cebine atacağını düşünerek 23 yaşındaki Jason Murillo söylenebilir. Hem görece ucuz hem de sağlam bir transfer olarak Torino’dan Kamil Glik demek isterdim ancak Torino’nun bu sezon tam bir “KG VAR” takımına döndüğünü düşünürsek şu durumda form bakımından çok da güvenilir olmayacaktır. Yine de Inter’in Murillo’yu en yakın rakiplerine satmak isteyip istemeyeceği de tam bir muamma olduğu için o olmazsa bu sezon 10-15 milyon avroya satılmak istenen ve şimdiden büyük kulüplerin ilgisini çeken Glik için devreye girilmeli. Sağ bekte Serie A’nın belki de en iyisi Florenzi, sol bekte de diğerleriyle yan yana geldiğinde beklentileri karşılayabilen Digne olunca Roma’nın bek transferine ihtiyacı kalmıyor. Sonuç olarak soldan sağa şöyle bir savunma hattı oluşuyor:

Digne – Acerbi – Murillo – Florenzi

Orta saha: 3’lü orta sahasının ortasında kaptan De Rossi, o sakatlandığında da yerini eksiksiz dolduran tecrübeli Seydou Keita var. Yanlarında Nainggolan ve Pjanic. Nainggolan oyunun her iki yönünü de oynayabilmede Serie A’da belki de zirveyi çekiyor. Bu anlamda Roma’nın box-to-box oyuncusu aslında hep De Rossi olmuştur ama teknik direktörlerin ona biçtiği rol gereği yıllar içinde ofansif özelliklerini git gide rafa kaldırmıştır ve hatta yarı stoper gibi bir role bürünmüştür. Diğer takımlardaki aynı tip oyunculara baktığımızda örneğin Gary Medel yakın defansif özelliklere sahip ama ofansif anlamda Nainggolan’ın gerisinde kalıyor. Başka oyuncular da daha iyi şut çekip, daha çok oyuna yön veren pasları atabiliyorlar ama defansif anlamda aynı verimliliğe yaklaşamıyorlar bile. Rakip atağın ortasında arkadan gelip tertemiz bir kayarak müdahale ile topu söker, hücumu başlatır ve bunu her maç çok kolay bir şeymiş gibi gösterir. Oyunun hem defansif hem de ofansif yönünü birlikte bu kadar iyi oynayabilen belki de ligdeki tek oyuncu Nainggolan.

Nainggolan Napoli karşısında galibiyeti getiren golü atıyor.
Nainggolan Napoli karşısında galibiyeti getiren golü atıyor.

Pjanic bu sezon frikiklerden çok gol kaydetse de maç içerisinde canı isterse oynar, istemezse koşmaz tipinde bir oyuncu olageldi. Yine de son dönemeçte Spalletti ona gereken motivasyonu vermiş olsagerek ki istekli ve eski formunda bir Pjanic izlemeye başlayabildik. Nainggolan – De Rossi – Pjanic üçlüsüne sahip Roma için orta saha takviyesine gerek yok. Yaklaşık 2 sezonluk sakatlıktan çıkan ama hemen 60+ dakika forma giymeye başlayan Kevin Strootman da yedek kulübesinde büyük bir güç oluşturuyor. Nainggolan’ın Chelsea, Pjanic’in Bayern Munich yolcusu olacağı söyleniyor. Bu durumda dahi Strootman en az birinin yerini doldurabilir. İlaveten Inter’den Brozovic ve Sassuolo’dan Duncan gerekli ve iyi transferler olacaktır. Sonuç olarak mevcut durumda Roma’nın orta sahasını bozmuyoruz. Nainggolan ve/veya Pjanic gittiği takdirde ise Strootman, Duncan ya da Brozovic yerlerini dolduracak:

Nainggolan (Strootman/Duncan) – De Rossi – Pjanic (Brozovic)

Forvet: 3’lü forvet (2’si kanat, 1’i santrfor) oynayan Roma’nın kanat mevkileri çok iyi. Sezon başında takımı sırtlayan Mohamed Salah ve sezon arasında gelen Stephan El Shaarawy Serie A’nın en iyi iki kanat duo‘sundan birini oluşturmuş durumda (diğeri Insigne ve Callejon). Roma’nın sezon başındaki “Salah bağımlılığı” da bitmiş durumda, bu nedenle aynı seviyede bir yedek gerektirmiyor.  Ayrıca Falque ve Perotti kanat için yeterli yedekler, hatta Spalletti alttan genç Emerson’u bile hazırlıyor. Santrfor ise Roma’nın son birkaç yıldır en büyük sıkıntısı. Bu sezon gelen Edin Dzeko beklentileri hiç karşılamadı ve hızla düşen popüleritesi en fazla bir sonraki durağını Roma ayarında bir takım yapabilir fakat orada da dikiş tutturamazsa sonraki durakları kesinlikle üst düzey takımlar olmayacaktır. Spalletti kanat oyuncusu Perotti‘yi yalancı 9 rolünde oynatarak o mevkiye geçici ama yeterli bir çözüm getirmeyi başardı. Fakat yine de son haftalarda maçlar kilitlenmeye, oyun sahada özellikle bir şutör istemeye başladığında Roma’yı kurtarabilecek güce 39 yaşındaki Totti’den başkası sahip değildi. Rakipleri Higuain ve Dybala gibi yıldızlara sahipken şampiyonluğa oynayacak bir Roma santrforda hala 39 yaşında bir kulüp sembolünün ayağına bakmamalı. 

Son hafta Milan - Roma maçı. Eski takımına gol atan El Shaarawy sevinmiyor.
Son hafta Milan – Roma maçı. Eski takımına gol atan El Shaarawy sevinmiyor.

Dzeko’ya Beşiktaş’ın talip olduğuna dair haberler var. Doğruysa hemen elden çıkarılması lazım. Geçen sezon Tevez’i sattığı için elinde Morata olmasına rağmen yerine aynı anda Mandzukic, Dybala ve Zaza’yı takviye eden Juventus modelinin örnek olması lazım. Zaza gibi bir adam yedekte oturuyor ama Juventus isen yedeğinde de o kalitede bir adam bulundurmak zorundasın. Buradan şu sonuç çıkarılmalıdır ki Dzeko’nun mevkisindeki tek transfer olması Roma’nın hatasıydı. Zaman zaman Perotti ve Totti kurtarıcı rolüne bürünse de Dzeko istenileni veremeyince Roma “B plansız” kaldı. Şimdi santrfora tek transfer yapmak da yine önlemini almamak olacaktır. Bu nedenle yakın seviyede iki santrfor gerekiyor. İlk transfer -Higuain veya Icardi’yi getirmenin çok zor olduğunu göz önünde bulundurursak- Milan’dan Carlos Bacca. Nisan’da Premier Lig’den taliplerinin olduğuna dair haberler çıkmıştı, satın alınamaz değil. Zaten rakiplerin sahip oldukları santrforlar düşünüldüğünde daha azı da kurtarmaz. Bu sezon 15 gol atan Kolombiyalı yıldız geçen sezon Sevilla ile UEFA Avrupa Ligi zaferine ulaşmıştı ve Serie A’daki varlığı ligin kalitesini arttırıyor.

İkinci transfer ise Torino’dan Ciro Immobile. Dortmund ve Sevilla’da dikiş tutturamayan 26 yaşındaki oyuncu Torino’da sahip olabildiği az süreyi görece verimli değerlendirebildi ve bir aylık sakatlığa da girmesine rağmen Euro 2016’ya çağırılabilmek için çok çalıştı. Besleyici Roma kanatlarının ortasında ve Spalletti’nin elinde içindeki yetenek yeniden açığa çıkabilir. Yeni santrforuyla Roma forveti:

El Shaarawy – Bacca (Immobile) – Salah

modifiye roma

Bahsettiğimiz 7 transferin tahmini transfer bedeli toplamda 93 milyon avro ediyor. Bu sayıdan –eğer satılırlarsa– 10+ milyon (avro) Dzeko, 30+ milyon Nainggolan ve 35+ milyonluk Pjanic satışlarını, toplamda 75 milyon avro, düşmek gerek. Buna karşın şu an kiralık olan ve satın alınması gereken Digne, El Shaarawy gibi oyuncuların transfer bedellerini de eklersek totalde Roma’nın kasasından 45 milyon avro civarı bir para çıkıyor. Pjanic&Nainggolan satılmadığı, dolayısıyla Duncan&Brozovic transferleri yapılmadığı takdirde bilanço 90 milyon avroya çıkıyor. Juventus kadrosunun tahmini toplam değeri(390 milyon avro) ve Roma’nınki(260 milyon avro) karşılaştırıldığında bu, gelecek sezona kesin şampiyonluk iddaasıyla başlayacak bir Roma için kaçınılmaz bir yatırım.

Tabi ki diğer ligleri de göz önünde bulundurduğumuzda çok daha fazla seçenek var. Fakat uzun zamandır ligi domine eden bir güce karşı ligin sahip olduğu potansiyeli ortaya koymak adına sadece ligin içerisindeki güçleri birleştirmeye, bunu yaparken de gerçekçi transfer senaryolarına bağlı kalmaya çalıştık. Sizin de değişik önerileriniz varsa yorumlarınızı paylaşmaktan çekinmeyin.

ggroma-kunye
Güven Güngör
Yazar/Editör
favicon-1 faviconGvnGngr

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir