Sönmeyen Ateş Inter

AS Roma v FC Internazionale Milano - Serie A

Inter, psikolojisi çok değişik bir takım.
Sezon başından beri vasat bir futbol oynamalarına rağmen sanki her maça favori çıkıyorlar.
Mancini hemen her maç saha kenarında agresif tepkiler veriyor, hakem tarafından uyarılıyor, hakları yeniyormuşçasına isyan ediyor.
Zaten takımda Gary Medel gibi bir oyuncu varken demotive olmanız imkansız. Taraftar olarak bile.

Sezon öncesi Inter’in 80 milyon avro transfer parasını fasa fiso transferlerle çarçur ettiğini konuşuyor, Milano takımlarının bu sezon da başarısız olacağını iddaa ediyorduk.
Sezon başında Inter galibiyet serisi yakalarken rakiplerinden ancak bir kademe daha iyi oynuyor, hatta bazen şansın yardımıyla kazanıyordu. Ligin ilk yarısındaki Frosinone maçını 4-0 kazanınca “Averajını ikiye katladı heralde.” esprileri yapılıyordu. Hala ligdeki 16 galibiyetinin 10’u 1-0’lık skorla alınmış durumda. Sonuç olarak bu serinin kalıcı olmayacağını, o zamanki diğer favoriler Roma ve Fiorentina’nın zirveyi devralacaklarını söylüyorduk. Nitekim öyle de oldu.

Fakat içlerinde Roma galibiyetinin de olduğu 4 haftalık bir galibiyet serisi daha yakalayınca işler yine onların lehine döndü. Inter, kendi söylediği yalana inanır gibiydi. Sanki birkaç haftalık bir bunalım dönemine giren mutlak favori, tekrar hak ettiği yere dönmüştü. Bu geri dönüşten sonra Inter’in yalanına bizler bile inanmaya başladık. Hakikaten böyle böyle şampiyonluğa yürüyorlar mıydı…

Roma’nın formu, Rudi Garcia’nın son iki aylık görev süresince dibe vurdu, sürpriz takım Fiorentina ise Leicester City’nin başardığı gibi formuna istikrar kazandıramadı.
Inter için her şey mükemmel olabilirdi. Bu sefer de lige kötü başlayan Napoli’nin ve daha da kötü başlayan Juventus’un ivme kazanmasıyla Inter tekrar ikinci plana itildi.
Roma’nın Spalletti döneminde yakaladığı başarı onları dördüncülüğe, hatta Fiorentina’yla kafa kafaya yarışacakları bir beşinciliğe itti.

Artık bitime az kala Inter’in hali tescillenmiş durumda.
Ama kalkıp Juventus’a 3-0 yenildikleri bir kupa maçının rövanşında 90 dakikayı 3-0 önde bitirip maçı uzatmalara götürüyorlar!
Bonucci “Juventus kariyerim boyunca en kötü oynadığımız maç” dese de 15 maçlık galibiyet serisi yakalamış o Juventus’u 3-0 yenmek her babayiğidin harcı değil.
8 hafta üst üste kazanmış bir Roma’dan deplasmanda 1 puan koparıyor.
Roma beraberlik golünü bitime ancak 5 dakika kala atabiliyor.
Inter’in kupa maçından sonra tekrar alev aldığını, 5. sırayı kaptırmayacağını ben de yazmıştım.
Fakat Roma maçından sonra “Hala 3. olabiliriz.” diyen Mancini olayı bambaşka bir boyuta taşıyor.
Inter hala her maça başı dimdik çıkıyor.

AS Roma v FC Internazionale Milano - Serie A
Roma – Inter maçı. Mancini hakem Daniele Orsato ile tartışıyor.

Inter’in yazın yaptığı transferler çok başarısız.
Daha sezon başından kadrolara baktığımızda bu sezonun da hüsranla biteceğini söyledik.
Rakibin Pogbalı Marchisiolı orta sahasına Cuadrado takviyesi yapıp, yedeğine Khedira’yı oturturken sen Felipe Melo’yla nasıl şampiyonluğa yürüyebilirsin?
80 milyon avroluk transfer bu kadar mı kötü yapılır?

Yiğidi öldür hakkını yeme. Eleştirirken iki şeyi herkes unuttu, biz hatırlatalım:

1. Inter 80 milyonluk oyuncu aldı ama 80 milyon da sattı. Hatta sonradan Guarin’in falan da satılmasıyla Inter bu sezon 20 milyon avro kâr etti.
2. Inter hemen her mevkide kötü transfer yapmış olabilir ama Serie A’nın Juventus’la birlikte en iyi defans hattını kurdu.

Kovacic 35 milyona Real Madrid’e, Hernanes 11 milyona Juventus’a, Shaqiri 17 milyona Stoke City’ye, Taider 4 milyona Bologna’ya… Mancini’nin yeterince kredisi vardı yani.

Yazın Copa America 2015’te rezalet bir top oynayan Kolombiya grubundaki Arjantin’den bile 1 puan alarak grubundan çıkmayı başardı.
Grup aşamalarında turnuvanın en iyi 11’ine seçilen tek bir Kolombiyalı vardı: Jason Murillo.
Granada’da oynayan genç stoper, Arjantin maçında dahi Messi’ye bile geçit vermemişti.
Mancini’nin ilk stoper transferi oldu.
İkincisi ise Atletico Madrid’den kiralanan Miranda.

<> at Appiano Gentile on March 16, 2016 in Como, Italy.
Murillo ve Miranda, Roma maçından üç gün önce antremanda.

Arkalarında zaten Serie A’nın en iyisi Handanovic.
Ön libero ve stoper oynayabilen Gary Medel‘i de ekleyince, Serie A’nın Juventus’la birlikte en az gol yeme potansiyeline sahip takımı.

Ljajic Roma’da Iturbe’nin Gervinho’nun ardından yedek kanattı. Hatta Florenzi sağ beke çekilmese bir kişi de oradan önüne geçecek. Sezon başı Salah geldi. Ljajic Roma’da kaçıncı tercih olacaktı siz hesaplayın.
Sen 80 milyon harcarken ofans hattını Ljajic’ten kuruyorsan rakamları büyütmeye en başından hiç gerek yok. Perisic iyi, ama Serie A şampiyonu olması beklenen kadronun maestrosu olacak kadar değil.
Bir ara hakikaten “Adam flaş olmasa da taktiğe uygun transfer yapmış da, işi götürüyor mu acaba?” demedik değil.
Değilmiş.

Inter işe ta başından yanlış başladı.
Ama iyi bir defansın etkisini herkese gösterdi. Roma gibi takımlara ders olmalı.
Şimdi de hırsın nelere kadir olduğunu izliyoruz.
Aslında sadece psikolojik motivasyonla iyi oynayan takımların gazı demoralize oldukları an kaçar.
Inter geriye düştüklerinde bile iyi takım olduklarına inandıkları için demoralize olmuyorlar.
Mancini kenarda kendi rolünü oynuyor, hakemler kesin suçlu oluyor. Kendi yalanlarına kusursuz inanıyorlar. Daha da hırslanıyorlar.
Belki de bu onları dolaylı yoldan iyi bir takım yapıyor.

ggroma-kunye
Güven Güngör
Yazar/Editör
favicon-1 faviconGvnGngr

görseller: gettyimages.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir